Yolda {On the Road} | Jack Kerouac – 2

 

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (96)

“Daha gidecek çok yolumuz vardı. Ama bu önemli değildi; çünkü yol hayattır.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (70)

-Yolun özgürleştirici olanakları onları yorumlama yolu bulabilenlere açıktı.- (Penny Vlagopoulos)

.

by delianne (3)

“Yaşamımız boyunca ruhumuzun tenhasına gizlenmiş duran bütün teferruatımızın boş, büyülenmiş sonunu konuşmaktan ve yaşamaktan aldığımız nihai, coşkun sevinci tanımlayan O’na ve bu ritme kendimizi kaptırmış sallanıyorken, araba da gerçekten sallanıyordu.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (8)

-“ONU” arayışları ve Cassady’nin Yol romanları boyunca gerçekleşen metamorfozu aracılığıyla Kerouac hakikatin tecellisi sürecinin -yolculuğun sonundan ziyade yolculuğun kendisinin- önemini vurgular; böylece en hakiki olduğuna hükmedilecek olanın,

– aslında olmaktan ziyade bir oluş-

olduğunu gösterir.- (George Mouratidis)

.

yaşam yetmiyor jack kerouac by delianne

“Yaşam yetmiyor.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (36)

“Şimdi şu öndekilere iyice bir bak… Endişeleri var, milleri sayıyorlar, bu gece nerede uyuyacaklarını, benzine ne kadar para gideceğini, havanın nasıl olacağını, oraya nasıl varacaklarını düşünüyorlar… ve her halükarda bir şekilde varacaklar oraya, görüyorsun ya. Ama endişelenmeleri gerekiyor; kurulu, yerleşmiş ve kanıtlanmış bir endişeye tutunmadıkça ruhları huzur bulamaz; bulduktan sonra da bu hallerine uyacak yüz ifadeleri takınırlar ki, bu ifade ne anlıyorsun ya, mutsuzluktur.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (31)

 “Aralıksız coşku istiyorum. Neden herhangi bir şeye, ne bileyim, arka bahçenin burjuva sakinliğine ödün vereyim ki?”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (5)

-Ne var ki, bu ateşli arzu Kerouac’ın eşzamanlı olarak kişisel ilişkileriyle ve bir aile babası olarak daha evcil bir varoluşta aradığı huzurla tam bir tezat oluşturmaktadır. Bu ideal resim, onun o kadar büyük bir istekle aşmak istediği gelip geçicilik tarafından parçalanır.- George Mouratidis

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (39)

– Kerouac’ın eserlerinde hakiki olanı arayışının hayatını ve edebiyatını şekillendiren ikiliğin parçasıdır; ayrı, yine de birbirine geçmiş iki olmazsa olmaz arasındaki ikiliktir bu -evcimenlik ve “alemcilik” , gelenekciclik ve ilerlemecilik, nostalji ve olabilirlik- George Mouratidis

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (27)

“Doğru söylediğini biliyordum ama yine de doğru olanla canımı sıkmak istemiyordum.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (55)

“Ha ağladım ha ağlayacaktım; ulan dünyadaki herkes yaptıklarınız ve varlığınız için bir açıklama istiyor ya.”

.

Gitmek by delianne (15)

 “O”nu arayışta, gitmenin tek yolu, ademimerkezi bir şekilde, “her yöne” gitmek ve “asla kalmamak”tır.

.

gitmeye hazır olmak on the road jack kerouac by delianne

“Nerede yaşarsam yaşayayım, valizim her zaman yatağın altından fırlamaya hazırdır, ya terk etmeye ya da kovulmaya hazırım.”

.

gündelik hayat sabahattin ali by delianne

“Kontrolü elimde olan her şeyi bırakmaya karar verdim.”

.

Gitmek by delianne (19)

“Bizim zamanı bildiğimizi Sen biliyorsun… Onu nasıl yavaşlatacağımızı, nasıl tadına varacağımızı ve nasıl eskisi gibi eğleneceğimizi biliyoruz…”

.

Fairy Pools, Isle of skye, Scotland, by delianne

“Tek istediğim, Neal’in tek istediği ve herkesin tek istediği, şeylerin kalbine duhul edip, orada bir rahimdeymiş gibi kıvrılıp …. o vect uykusunu uyumaktı. “

.

asıl hayatın teferruat olduğu sabahattin ali by delianne

 “Ve o zamanlar romantik düşüncelerim vardı; yıldızıma bakıp iç çektim. İşin aslı ölüyoruz, tek yaptığımız ölmek ve fakat yaşıyoruz, evet yaşıyoruz ve bu bir Harvard martavalı değil.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (29)

“Yolun sonunda her zaman bir tür sihir bekliyor insan. Ne tuhaftır ki, Neal’la ben, tek başımıza bulacaktık o sihri, yolun sonuna gelmeden.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (52)

“İşte, hayat beni nereye götürüyorsa oraya gidiyorum.”

.

jack kerouac - neal cassady with kids - on the road

“Bütün bu fotoğrafların bir gün çocuklarımızın müthiş bir merakla bakacakları müthiş enstantaneler olduğunun farkına vardım; anne babalarının sakin, düzenli hayatlar yaşadıklarını, sabah kalktıklarında hayatın kaldırımlarında gururla yürüdüklerini düşüneceklerdi; hakiki hayatlarımızın, hakiki gecemizin hırpani deliliği ve karmaşası, cehennemi, kabus gibi şuursuz yol bir an bile geçmeyecekti akıllarından.”

.

Gitmek by delianne (8)

“Harika vakit geçiriyordum ve bütün dünya önümde açılıyordu çünkü bir hayalim yoktu.”

.

National Museum of Scotland by delianne

” Neal büyük adam olabilirdi. Bir yandan onun bu halini daha çok seviyorum. Büyük adamlar mutsuzlar.”

.

kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı by delianne“”Ah, ne harika. İnsanlar ne kadar hoş. Kekler ve bir sürü tatlı şey sofraya dizilmiş, sırf muhteşem  küçük keyif ve mutluluk anları için.”

 

Van Gogh Museum, by delianne

“Her şey onu hayrete düşürüyordu, gördüğü her şey. Duvardaki bir resim dikkat kesilmesine neden oldu. Gidip resme yakından baktı, geri çekildi, eğildi, zıpladı, mümkün olan her seviyeden ve açılardan görmek istiyordu resmi. İnsanlarda nasıl bir izlenim uyandırdığının ne farkındaydı, ne de umrundaydı.”

.

 on the road by delianne

“Dünyanın karanlık zemininde, elli mil ötede pırıl pırıl uzanıyordu. Ay ışığına bulanmış toprak meskit ağaçları ve ekilmemiş arazilerle kaplıydı. Ufukta ay görünüyordu. Şişmanladı, kızıllaştı, yumuşadı ve yoluna devam etti, ta ki sabah yıldızı tahtını sarsana ve pencerelerimizde çiğler belirmeye başlayana dek… Ve hala yoldaydık.”

.

sızan güneş by delianne

“Sonra Amarillo’ya doğru yol almaya başladık ve sabahleyin rüzgarın hışırdattığı upuzun çimenlerin arasından vardık oraya.”

.

Kış Güneşi iskoçya by delianne

“Aah ah, ah ulan; o kadar heyecanlı, o kadar kendimden geçmiş bir haldeyim ki bu dünyada şu sabah vakti, ne yapacağımı bilemiyorum.”

.

Güzel zamanlar by delianne (11)

“Güneş insan yaşamının saf ve kadim faaliyetlerinin üzerine tüm saflığıyla çöktü. Yolumuza devam ettik. Zirveleri karlı koca dağlar önümüzde yükseliyordu; hızla üzerlerine gittik.”

.

Güzel zamanlar by delianne (12)

“İnsanın kafası güzelleşiyor. Vohov! Gittikçe gidesim geliyor. Yahu bu yol beni alıp götürüyor.”

.

by delianne (5)

“Önümüzde Victoria şehri vardı. Çocuklar uyuyordu ve ben direksiyonun başında kendi sonsuzluğumda yalnız, ok gibi dümdüz uzanan yolda ilerliyordum. Carolina, Teksas ya da Arizona’da gitmek gibi değildi bu; daha ziyade dünyada gitmek gibiydi: dünyanın koyu tenli insanları arasında en sonunda kim olduğumuzu öğreneceğimiz yerlere gitmek gibiydi; Malaya’dan Hindistan’a oradan Arabistan’a, Fas’a, Meksika’ya ve Polinezya’ya dek dünyayı çevreleyen bir kuşakta yaşayan Kızılderililer arasında. Çünkü bu insanlar besbelli Kızılderiliydi ve aptal Amerikan geleneğindeki Pedro’lara Pancho’lara hiç ama hiç benzemiyorlardı- – – elmacık kemikleri çıkık, gözleri çekik, tavırları yumuşaktı- – -ne aptal ne de soytarı- – – bu insanlar ağırbaşlı Kızılderililerdi ve insanların, insanın atalarının kaynağıydılar. Ve biz orada kendini bir şey sanan, cepleri para dolu Amerikalılar olarak aklımıza esti diye ülkelerinden geçerken bunu biliyorlardı; yeryüzündeki kadim yaşamda kimin baba, kimin oğul olduğunu biliyorlardı ve hiçbir şey demiyorlardı.”

.

on the roadby delianne

“Gregor hayatımda tanıdığım en kral, en tatlı adam. Şuna bir baksana, o rahat, sakin yürüyüşüne bir bak. Buralarda aceleye yer yok.” (Meksika’da)

.

on the road by delianne

“Fark ettim ki; orman sizi ele geçiriyor ve bir parçası haline getiriyordu.”

.

on the road

“Hayatımda ilk defa hava bana dokunan, beni okşayan, donduran ya da terleten bir şey değil, ben olan bir şeydi. Atmosferle bir oldum.”

 

by delianne

“Dağ yamaçlarından ve daha ötelerden medeniyetin onlara verebileceğini sandıkları şeyi almak için ellerini uzatarak geliyorlardı ve medeniyetin hüznü ve kırık dökük sefil asılsızlığı hakkında en ufak fikirleri yoktu.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (92)

“Meksika arabalarında egzos susturucusu kullanılmıyor. İnsanlar kornaya mutlulukla basıyor. “Yaşa!” diye bağırdı Neal.”

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (56)

“Biliyordum ki gariban, atom atom bir kabuk olan bedenimin içinde dolu dolu bir hayat, pek çok hayat yaşamıştım.”

.

Edinburgh Scotland by delianne

Kerouac’ın orjinal rulosundaki konu yapısı arızidir ve yazarın ‘ıstırap çemberi’ kavramına uygun hareket eder. Kerouac’a göre ıstırap çemberi, “yaşam deneyiminin” insanı amaçlarından “saptıran bir olaylar dizisi” olduğu inancını temsil eder. Kişi bir amacından saparken, diye açıklar Kerouac, kaçınılmaz olarak sapacağı yeni bir amaç tesis eder kendine. Kerouac’a göre bu sürekli sapmaların hareket kalıbı bir geminin rüzgarda hep ileriye doğru hareket etmesine benzemez: Kerouac bu sapmaları “varoluşun merkeziyetinde” olan bilinmeyen bir “şeyin” etrafını çevreleyecek olan tam bir çember ortaya çıkana dek devam eden sağa dönüşler dizisi olarak görür. Kerouac’a göre ıstırap çemberinden kaçmaya çalışmak başarısızlıkla sonuçlanacaktır; çünkü “dümdüz çizgi sizi ancak ölüme götürür.” -Joshua Kupetz

.

dümdüz çicgi sizi ancak ölüme götürür jack kerouac by delianne

“Dümdüz çizgi sizi ancak ölüme götürür.”

.

Yolda - On the Road - Jack Kerouac - Neal Cassady - Olmak Hali by delianne

-Hüsranlarına rağmen Kerouac ve Cassady farklı deneyimlerine amaç veren, iyi tanımlanmış bir farkındalık hali olan “O”nunla karşılaşmaya devam ederler. “O”nu deneyimlemeden hemen önce Kerouac Cassady’den bunu tanımlamasını ister. Cassady:

“Benden öl-çü-le-mez-leri soruyorsun”

diye cevaplar. Tanımlanamayan “O” paradoksal biçimde dil ya da düşünceyle tasavvur edilemez olup, deneyimle bilinecek bir -olmaklık hali- olarak var olur. – Joshua Kupetz

.

bir şehir kalabalıktır bazılarının yalnızlığı cahit zarifoğlu by delianne

 -Yolda aynı zamanda “iyi yazmak” adına dayatılan gelenekçi ölçütlere yarım asırlık bir karşı çıkıştır. Caz müziğinin geniş, doğaçlama soluğunu yankılamak isteyen maharetli bir yazarın, “spontan düzyazı” adını verdiği teknik vasıtasıyla giriştiği bir deneydir. (Ntvmsnbc)

.

On The Road , Yolda - Jack kerouac by delianne (16)

“Kendim yabancısıyım ben bu dünyanın.”

.

her zaman dahası vardır by delianne

“Yine de bir şeyler çıkacak bundan. Her zaman dahası vardır, biraz daha uzağı.. hiçbir zaman bitmez.”

——————

Kitap hakkında kendi fikirlerimi yazmaktan uzağım… Belki  henüz okumanın getirdiği tazelik ve acemilikten, belki cümlelerin henüz kabuktan içeriye tam olarak zuhur edemeyişinden,  belki içimde pişecek dek onlara süre vermek isteyişimden, belki sadece fazla heyecandan ve bu heyecanla yazamayacak kadar coşkun olduğumdan… Tek diyebileceğim; elbette alıntıladığım hemen her cümlenin bende sıkı bir izdüşümü vardır ve bunca heyecanımın bir sebebi de bundandır.

Yol ve seyahat üzerine iki koca taslağım var, öyle büyük ki konu ve yazdıkça öyle büyüyor ki yazarken bunun bir kitaba dönüşebileceğini farkettim ve yazmayı kestim. Karar vermek üzereydim ki kısa bir süre sonra elimde duran bu kitabı okumaya başladım, tevafuken… Zihnimde ve yazıda bir düzene koyduğum, koyamadığım pek çok düşüncenin ve halin burada karşıma çıkması çok etkiledi beni. Kitaba Beyaz Zenciler’e benziyor demiştim ilk okuduğumda, hayır değil! Bu kitapta farklı şeyler var; oluş- olmak-olmak hali-yol-arayış, o çok bahsi geçen vecd hali ve daha binlerce şey… Bu bakış açısıyla daha da etkiliyor beni.

Ve blogum iyi ki varsın, sayende kitabı defalarca okumuş gibi oldum… Kitabın hemen her sayfasına aldığım notlar, altını çizdiklerim, bendeki yansımaları, kısaca pek çok şeyin üstünden blog vesileyle bir kez daha geçtim. Bu yazıları hazırlamak çok büyük keyif oldu bu yüzden benim için.

Cümlelerin, paragrafların büyük kısmı Orjinal Rulo basımından alınmıştır.

 

 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Comments are closed.