Okunmalı: Doğadaki Son Çocuk Kitabı

Tübitak Yayınları’ndan çıkmış olan bu değerli kitabı henüz okumadıysanız okumanızı salık veririm, şiddetle. Tek diyebileceğim bu. Bir kısmını kitaptan altını çizdiklerim söylesin, diğerini siz okuyarak tamamlayın. Beni çarpan dipnotları da yazmak istiyorum bir gün olursa…

.

Bugün her çocuk büyük olasılıkla Amazon yağmur ormanlarını duymuştur, ama en son ne zaman tek başına ormanı keşfe gittiğini ya da bir çayırda rüzgarın sesini dinleyerek ve bulutların geçişini izleyerek uzandığını sorsanız, bir şey anlatamaz.

 

Yeni kuşak için doğa bir soyutlamadır. Doğa gün geçtikçe görmezden gelinecek bir şeye dönüşüyor.

 

Doğanın sevinç duygusuyla ve dinlenmeyle olan ilişkisi yadsınıyor.

Çalışmaların bir çoğunda, çocukların bilinçli bir şekilde doğaya erişimlerinin sağlanmasının, dikkat eksikliği bozuklukları ve diğer bazı hastalıklar için güçlü bir terapi biçimi olabileceği öngörülüyor. Çocukların nasıl iyi bir beslenmeye ve yeterli uykuya ihtiyacı varsa, artık doğayla temasa da ihtiyaçları olduğunu varsayabiliriz.

 

Çocuklar için doğanın birçok farklı yüzü vardır. Yeni doğmuş bir buzağı, yaşayıp bir gün ölen bir ev hayvanı, ağaçların arasında eski bir patika, ısırgan otlarına bürünmüş bir kale, boş bir arsanın nemli, gizemli bir köşesi.

 

Doğa hangi biçimde görünürse görünsün, bir çocuğa anne ve babasının dünyasından farklı, daha yaşlı ve daha büyük bir dünya sunar. Televizyondan farklı olarak, zamanı çalmak şöyle dursun, onu genişletir. Yıkıcı bir aile ortamında yaşayan bir çocuk için şifa sunar.

 

Çocuğa, üzerine kültürün hayal ürünlerini çizip yeniden yorumlayabileceği boş bir yaz-boz tahtası verir. Görsel imgelem gücünün ve duyuların tam kullanımını teşvik ederek, çocuğun yaratıcılığını destekler.

 

Kendisine bir şans tanınan bir çocuk dünyanın karmaşasını kırlara götürecek, derede yıkayacak, tersyüz edecek ve ardında ne olduğuna bakacaktır.

 

Doğa bir çocuğu korkutabilir de, ama bu korku da bir amaca hizmet eder. Çocuk doğada özgürlük, hayal gücü için alan genişliği ve mahremiyet bulur: yetişkinlerin dünyasından uzak bir yer ve farklı bir huzur.

 

Doğa, bu ve benzeri kullanım değerlerinin ötesinde, daha derin bir düzeyde, kendini çocuğa sunar; kültürün bir yansıması olarak değil, kendiliğince. Bu düzeyde doğa, açıklamaların ötesine geçeri alçakgönüllüğü öğretir.

 

Yaban, gücün, öğrenmenin ve zorluklara meydan okumanın yeridir.

 

Ağaçlar benim Ritalin’imdi (hiperaktivitede kullanılan ilaç). Doğa beni sakinleştirir, odaklanmamı sağlar ve duyularımı harekete geçirirdi.

.

Ormana giden bir çocuktan alıntı:

Çok sinirlendiğim zamanlarda ormana giderim. Oradaki huzur beni iyileştirmeye yeter. Bazen eve mutlu gelirim, annem nedenini bilmez bile.

Yeni araştırmalar, doğa ile temasın dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun belirtilerini azaltabileceğini,ayrıca bütün çocukların bilişsel yetilerini geliştirebileceğini ve olumsuz baskılara, depresyona karşı dirençlerini arttırabileceğini gösteriyor.

Oyun zamanı, özellikle serbest, hayal gücüne ve keşfe dayalı oyunla geçirilen zaman; giderek daha yaygın şekilde, sağlıklı çocuk gelişiminin temel bileşenlerinden biri olarak kabul ediliyor. (Organize sporlardan ayırıyor yazar serbest oyunu)

Doğanın çocukların yaşamındaki duygusal yaraları iyileştirme gücü genellikle gözden kaçar.

Doğa avutur da.

Yatışmak, şifa bulmak ve duyularımı akort etmek için doğaya giderim. (J.Burroughs)

Teknolojik ilerlemenin oldukça ender söz edilen bedellerinden biri, duyularımızın kaybolmasıdır.

Neden bunca insan artık fiziksel dünyanın seyretmeye değer olmadığını düşünür?

Herkese her yerde işlenmiş bilgi süprüntülerin sunmak uğruna bunca para ve saatlerce insan gücü harcayan ama dünyayı kendi başımıza keşfetmemiz için neredeyse hiçbir şey yapmayan bir toplumda yanlış olan bir şey vardır.

Dar kapsamlı ama büyük miktarda duyusal girdiyle dolu bir dünyada büyüyen çocukların ve gençlerin birçoğunda, bekleneceği üzere, huzursuz bir her-şeyi-bilen-zihin-hali gelişiyor.

Mutluluk Dersleri by delianne (4)

Doğanın sessiz bilgeliği, şehir görüntüleri gibi her yerdeki ilan tabelaları ve reklamlarla sizi aldatmaya çalışmaz. sizi herhangi bir örneğe uymak zorundaymışsınız gibi hissettirmez. Sadece oradadır ve herkesi kabul eder.

Yaratıcılık; çocuğun doğal dehasında ve yerin ruhundadır. (yer=yeryüzü)

Çocukluk ve delikanlılık çağlarımda, dışarıdayken mutlu olduğum zamanlarda, bu esriklik ansızın beni yakalardı. O zaman ona bu adı vermezdim. Sözcüklere ihtiyacım yoktu. O ve ben birdik. (Bernard Berenson)

Doğal oyun alanlarında yaratıcılığı yüksek çocuklar lider oluyordu.

Pek çok fantastik kitap yazarının doğayla içiçe geçen çocukluğuna dair örneklerden sonra:

Doğa, ünlü olsun olmasın, birçok kişinin içinden yaratıcı düzen ve bağlantı duygusu çektiği bir kuyudur.

Doğa; yüce, hırçın ve güzel doğa, sokağın, güvenlikli sitelerin ya da bilgisayar oyunlarının sağlayamayacağı bir şey sunar. Doğa çocuklara kendilerinden çok daha büyük birşey; sonsuzluğu ve sonrasızlığı kolayca tasavvur edebilecekleri bir çevre verir.

 Doğa insanlardaki -olağan psikolojik yıpranmayı- giderebilir ve aynı zamanda konsantrasyon kapasitesini geliştirebilir.

 Doğanın çocukların ve sonrasında yetişkinlerin manevi yaşamları üzerindeki etkisi tam olarak ölçülemez. Albert Einstein’in odasında yazdığı gibi:

“Saygın olan her şey sayılamaz, sayılabilen her şey de saygın değildir.”

……..

Hepsi bu kadar değil elbet… Sayısız can alıcı bilgi de var kitapta… Yalnız şunun da altını çizmeli; okuyup ümitsizliğe düşmeyin. Kitap bir Amerikan kitabı, çok şey bizimle benzeşmiyor gibi görünüyor ama uyarlanabilir pekala. Üstelik yazarda en çok sevdiğim şeylerden biri inancı ve ümidi… O dahi kitabında ümitsizliğe düşmeyin diyor… Eğer olursa kendi yaşamlarımızda, bireysel olarak ne yapabilirizi yazacağım. Zira çok önemsediğim yerlere çıkıyor bazı şeyler ve gerçekten bilinmesi çok fayda verebilir hem bize, hem çocuklarımıza…

 

 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Comments are closed.