Resim Sevinci ve Bob Ross

Çocuktum. Televizyonda vazgeçilmezim olan birkaç program vardı. Bunlardan en başta geleniydi Resim Sevinci. Pazar günleri TRT 2’de  yayınlanan bu program sadece benim değil, resme hevesli ve bol yetenekli  ailemde herkesin gözdesiydi. Ve programı unutulmaz yapan canım baş kahramanı: Bob Ross tabii.

Bob Ross - Joy of Painting - Resim Sevinci

Mutlu çalılıklar, arkadaş ağaçlar, tembel sular, küçük sırlar gibi resme hayat veren tanımlamaları, kabarık kocaman saçları, gülümser yüzü, resim yapmayı herkesin yapabileceği bir basitliğe indirebilme gücü, yaydığı parıltı, saçtığı umut, kalpleri ısıtan sıcaklığı ile Resim Sevinci programını adeta ‘Yaşama Sevinci’ne dönüştüren güzel insan; Bob Ross benim için de ve muhtemelen pek çok kişi için de unutulmazdır.

Bob_Ross_Facts_1

Alaska’ya gitme hayalim bu programla başladı benim. Bu programla birlikte gökle birleşen çam silüetlerini farkettim ve çok sevdim. Ne zaman dağlar, ağaç silüetleri, çalılıklar, suya düşen yansımalar görsem hala onu hatırlarım. Hele hayranlıkla izlediğim spatulalı yansıma çizimlerini hiç unutmadım. Sanırım içimdeki ilk uyanışın müsebbibidir Bob Ross. Farketmeden içime yerleşen nice güzelliğe vesile olmuştur çünkü. O, etrafımda kıymetsiz çalılıklara kıymet veren ilk kişidir. Onun vesilesiyle küçük çalılıklar örneğinden yola çıkarak dikkatimi küçük ayrıntılara verdim. Onun vesilesiyle küçük ayrıntılarda saklı büyük hazineleri ve enginlikleri keşfettim. Küçük yaşta hem de…

bob-ross-wild-country-86155

Ağaçlara sevdası, mutluluğa odaklanması, doğayla konuşması kalbime bıraktığı çentikler olmuş hep, gerektiğinde ortaya çıkarıp beslendiğim minik çıkınlar gibi atmışım meğerse zihnimde ve kalbimde özel bir yerlere. Yıllar sonra farkediyorum tüm bunları.

8ba05d8b6d15316be48e87d0c4cfbdc4

2012’de şu yazıyı yazmışım: Leo Buscaglia Etkisi. O yazıda beni etkileyen bir adam daha var demişim ama devamını getirememişim. Çok zaman geçtikten sonra ayırdına vardım ki; benim hayatımdaki iki etkin isimden biriymiş Bob Ross. Diğeri yazdığım gibi Leo Buscaglia. Gelişme çağımın güzel insanları. Şükür ki tanımışım onları. Şükür ki onlarla karşılaştırılmışım.

bob-ross

Bob Ross benim için Alaska demektir. Leo Buscaglia’nın canlı örneğidir. Into the Wild (Özgürlük Yolu) filmi kısmen Bob Ross demektir. Spatulayla resim çizmek, kolay yoldan ağaç çizmek, karmen kırmızısı, titan mavisi gibi renkler gene ondan gelir. Evgeny Grinko’nun Vals’i dahi bir yerlerde ona temas etmektedir.

Aşağıda eskilerden örnek bir video var, bir de Bob Ross’un canım sözleri:

 “Beni bilirsiniz, şuraya büyük bir ağaç koymam lazım.”

“Şu ağaca bir arkadaş çizelim. Çünkü herkese bir arkadaş gerek.”

“Dünyanıza her neyi koymak istiyorsanız, o doğrudur.”

“Belki bizim dünyamızda şurada mutlu bir ağaç yaşıyordur.”

“Sincaplar, tavşanlar, ağaçlar ile konuştuğumda insanlar bana gtuhafmışım bakıyor. Bu iyidir.”

“İnsanlar size biraz garip gözle bakabilir. Ama bu sorun değildir. Nasılsa sanatçıların biraz garip olmasına izin verilir.”

“Ağaçla konuşun, onunla arkadaş olun.”

“Bu çarpık bir ağaç oldu. Bunu Washington’a gönderelim.”

“Bir şeyi yapabilmenin sırrı ona inanmaktır. Eğer yeterince güçlü biçimde yapacağınıza inanırsanız yaparsınız. İnandığınız sürece her şeyi yapabilirsiniz.”

“Bir ağacı arkadaş edinmenin hiçbir yanlış tarafı yoktur.”

“Bir ağaç olduğunuzu hayal edin. Burada neye bakmak isterdiniz?”

“Sadece mutlu küçük kazalarımız var, hata yapmıyoruz.”

“Biz mutlu çizimler yapmak istiyoruz. Mutlu tablolar. Eğer üzgün şeyler istiyorsanız, haberleri izlemelisiniz.”

“Öğrendiğiniz zaman kazanırsınız.”

“Bizim küçük dünyamızda bazı büyük kararlar veriyoruz.”

“İstediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Burası sizin dünyanız.”

“Şuraya mutlu bir çalılık çizelim.”

“Buradaki tüm herkes size mutlu resimler diliyor. Allah sizi korusun!”

 

—–

Ne diyeyim ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Mekanı cennet olsun.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Comments are closed.