Dinozorlara Yolculuk

2 Mart’ta, nerden vardım bilinmez, İngiltere’de özel bir parkın sitesine ulaştım internette gezinirken. Coşkuyla Selim’i yanıma çağırdım. Sözkonusu olan Dinozor Parkı‘ydı nitekim. Selim heyecanla yanıma geldi ve her bir fotoğrafa iç geçirerek baktı. Yanısıra heyacan dolu, uzun uzadıya cümleler kurdu. Ve dualar etmeye, hayaller kurmaya koyuldu.  İlkin inşaallah biz bu parkın olduğu yere taşınırız, diye dualar etti. Gel gör ki, bu hiç de kolay değildi. Kaldı ki vize olayını ben bile anlayamazken bir çocuk nasıl anlasındı? Gevelememden bile kısmen anladı halbuki. Ve duasını değiştirdi. -İnşallah, bu park Türkiye’ye gelir!- dedi. Bu da zordu. Yani bana göre zordu. Oysa zor olan, yetişkinlerin daralmış hayalgücü & gelişmiş(!) mantık tezatına göre zordu. Bir çocuk için zor diye bir şey yoktu. Onlar için herşey alabildiğine kolay olurdu. Üstelik mevzu bahis olan; samimi, sınır tanımayan, sonsuz ümitli çocuk duasıydı ve sonsuz enginlikte bu değerli dua derhal karşılık buldu.

Şöyle ki: Aradan en fazla yarım saat geçti ki Facebook’tan bir mesaj geldi.  Elif Annem, bana bir bağlantı göndermişti. Bağlantıya tıkladım ve hayretle, gözlerim yuvalarından fırlayarak şunlara okudum;

“İngiltere’nin dünya çapında en önemli ziyaret merkezinden biri olan Natural History Museum’da sergilenen DİNOZORLARA YOLCULUK sergisi ilk kez İstanbul’a geliyor… 300’den fazla bilim adamının çalıştığı, 250 yıllık geçmişe sahip dünyanın önde gelen bilim ve araştırma merkezi Natural History Museum (NHM) “Dinozorlara Yolculuk” isimli sergisi, Torium Alışveriş Merkezi’nde, 10 Mart 2011 tarihinde açılacak ve 30 Nisan 2011 tarihine dek sürecek!”

Elbette Selim bu sergiye gitti. Üstelik de ‘dostu’ Mirza ile. Elbette çok sevdi, sevindi. Bir de sergi bitimine konan dinozor temalı oyuncaklar vardı ki, esas cennet o idi. Gördüğü herşeyi almak istedi, büyük bir kısmını da aldı. Dinozor figürlü oyuncakları, oyuncakçılarda pek bulamadığımızdan almasında bir sakınca görmedim. Tüm dikkatini Ben10, Bakugan türü oyuncaklara vereceğine gerçekçi şeylere vermesi her zaman tercihimdi nitekim.  Şimdi evde devasa ve çok kıymetli bir dinozor dünyası mevcut.

 

Sergi bir kaç dinozor robotu ve  yapma bir kaç dinozor kemiğinden ibaretti. Robotlar çok başarılı idiyse de sergilenenler  bence pek kısıtlı idi. Ancak bu fikrimi Selim’e söyleyip muhtemelen keyif alacağı bu faaliyeti, negatif şekillendirmek istemedim. Beğenip beğenmediğini sordum sadece. Verdiği cevap gayet netti: “Beğendim. Ama keşke dinozor robotları koyacaklarına gerçek dinozor kemikleri getirselerdi. Gerçeklerini görmeyi daha çok isterdim.” dedi. Kesinlikle hemfikirdik vesselam.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Comments are closed.