Bir Kitaptan Ötesi 2: Sufi Terapistin Sohbet Günlüğü 2

Bir Kitaptan Ötesi 2: Sufi Terapistin Sohbet günlüğü 1’den devamla:

by delianne Scotland (22)

Kalpten anlatmayı öğrenebilmek bir nimettir. Kendimize, “Kalbimi başka bir kalbi yansıtabilen, diğer bir kalple hakiki bir bağlantı kurabilen bir aynaya dönüştürebilir miyim?” diye sormamız lazımdır. Bu niyet bizi dönüştürebilir.

.

by delianne Scotland (17)

Japon lisansüstü öğrencilerimden biri, Amerika’da şahit olduğu konuşmaların kalitesizliğinden dem vurmuştu bir keresinde, “Japonya’da bizler başkasının sözünü asla kesmeyiz. Muhatabımız konuşmasını bitirdikten sonra konuşmadan evvel en az birkaç nefes bekleriz. Gerçek nezaket sahipleri ise beş nefes bekler.” Bu tür bir dinleme, her bir konuşmacıya iiki tarafın da birbirini gerçekten dinlediği intibaını verir. Bize birbirimizi daha derinden dinleme fırsatı sunar.

.

by delianne Scotland (27)

Daha şuurlu olabilmek için her şeyi ağır çekime almalı, onlara dair farkındalığımızı artırmalı ve kalplerimizin içinde hazır ve nazır olmalıyız.

.

by delianne Scotland (20)

Günlük hayatımızdaki en basit şeylere açık, idrak sahibi bir kalple davranıyorsak manevi disiplinimizin parçası haline gelebilirler.

.

by delianne Scotland (33)

Kalbin üstünde çalışmak, başkalarıyla beraberken düşüncelerimiz, gündemlerimiz, endişelerimiz gibi içimizde süregiden şeylerin farkında olmayı da içerir. Umulur ki bu iç dağınıklıklarını azaltabilir, an içinde hazır ve nazır, daha halden anlayan ve bütün etkileşimlerimizde daha aktif olabiliriz. İletişimlerimizde bunu başarmak namaz, niyaz ve zikirlerimizde dikkatimizi daha çok odaklayabilmeye ve kalbimizi daha çok verebilmemize yardım edecektir.

.

by delianne Scotland (63)

Seküler ve kutsal ayrı gayrı şeyler değildir. Manevi hayatlarımızdan gayrı bir günlük dünya hayatı yoktur. Bunlar bir ve aynı şeylerdir ve birbirlerinin üstüne inşa olurlar.

.

by delianne Scotland (58)

Günlük hayatlarımız, manevi amellerimizin ayrılmaz bir parçası haline gelmediği sürece yoldaki gelişimimiz güdük kalacaktır.

.

by delianne Scotland (108)

Birbirimize karşı daha uyanık, daha hassas, daha “huzurda” olduğumuz zaman ibadetlerimiz esnasında Rabbimize de daha âgâh, daha hassas ve daha “huzurda” olacağız. Bir arkadaş veya sevdiğimiz biriyle muhatap olurken aslında orada değilsek, dikkatli değilsek, yeteri kadar hassas değilsek, Allah’a ibadet ederken nasıl olabiliriz ki! bu kadar basit…

.

by delianne Scotland (76)

Efendilerim hep övgünün egomuzu beslediğini, tenkitlerin ise onu zayıflattığını söylemişlerdir. O yüzden bizi eleştirenlere minnettar olmalı ve övenlerin de niyetlerinden şüphe etmeliyiz.

.

by delianne Scotland (67)

Zaman zaman insanlardan eleştiri almayı hatta kıskançlık görmeyi beklemeliyiz. Mesele buna nasıl yaklaşmamız gerektiğinde. Bizi eleştirdikleri zamanlarda dahi insanları sevmeye devam etmek, harika olduğu kadar da sıkı irade isteyen bir iştir. İşte tam bir er meydanıdır bu.

.

by delianne Scotland (44)

Yavaşlarsak, biraz ağır çekime geçersek sözlerimiz kalbimizden gelmeye başlayacaktır. Sözlerimiz genellikle kafamızdan rastgele gelir.  Kalpten söylemek daha çok sabır ve daha büyük bir farkındalık ister.

.

by delianne Scotland (70)

Daimi zikrin manası, her halükarda Allah’a dayanmak ve bizden eden, eyleyen ve söyleyenin O olmasına gayret etmektir. Hepimiz Allah’ın Hakikat ve Hikmet’inin bizde tecelli etmesini dileyebiliriz.

.

by delianne Scotland (72)

Bu uzun bir yolculuktur. Mücadele edecek ve bazen başarısız olacağız, fakat değerli her şey deneme yanılma yoluyla gelişip ilerler. Hata yaptığımızda kendimizi affedebilmek ve denemeye devam etmek önemlidir.

.

by delianne Scotland (81)

Nefsin en büyük hilelerinden biri, “Beceremiyorum bunu! Korkunç durumdayım! Belki de bıraksam iyi olacak…” tarzında caydırıcılar fısıldamaktır. Bu tür bir özeleştiri tekâmülümüzü durdurur. Şöyle yaklaşmak daha iyi oalcaktır, “Ah, hata yaptım! Allah’ım bir dahaki sefer daha iyi yapabilmek için yardım et lütfen.” Kötü bir davranışta bulunduğumuzu fark ederek yaptığımız şeyed air daha derin bir şuur sahibi oluruz; belki de aynı hatayı aynı şiddette tekrar etmeyeceğiz bir daha. O hatayı tekrar etsek bile kendimize, “Ah, evet bu değiştirmek istediğim bir alışkanlık. Gerçekten de üstünde çalışmam gerekiyor,” tarzında bir şey demeliyiz; kesinlikle şunu değil, “Berbat bir haldeyim, asla değişmeyeceğim!” (Böyle yapmak kendi kendine beddua etmek gibidir, söz vücut bulur…)

.

by delianne Scotland (15)

Kalp, Allah’ın inşa buyurduğu bir mabettir ve hepimizin içindeki ilahi kıvılcım oraya konmuştur.

Ve ben daha altını çizip de buraya koyamadıklarımla hala kitabın başındayım… Tekrar tekrar okuyor, içime çekiyorum adeta kitabı bu vesileyle… şükürler olsun. Allah yazan Robert Frager başta olmak üzere kitaba emeği geçen herkesten de razı olsun.

 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Comments are closed.