Mutluluk Dersleri { Başlangıç }

“Mutsuz olmadığımızı farkettiğimizde mutluyuzdur aslında.” diye yazmıştı cânım Dostoyevski bir kitabında. Bende büyük bir irkilmeye sebep olan ve farkındalığımı ve şükrümü arttıran bu cümleyi sıklıkla düşünür, ayıltmaya çalışırım kendimi mutsuzluk anlarından. Dün sebepsiz bir sıkkınlık vardı üstümde. Daha önce bana keyif veren ne varsa çare olmuyor, olamıyordu derdime. Derken aklıma geldi gene bu cümle ve başladım üzerinde düşünmeye. Bu vesileyle aldım makinayı elime, başladım o anları kaydetmeye…



Mutluluk; günışığında bekleyen kıymetli çiçeği her gördüğümde, hikayesinin cazibesine kapılıp,  mütebessim bir anneye dönüşmemde.

 

<

Mutluluk; gururla bakması annenin el emeği, göz nuru pankeklerine,

 

Mutluluk; baharla gelen erik mevsiminde

 

Mutluluk; Pür ciddiyet alkış tutan minik bebeği seyretmede,

 

Mutluluk; dönme dolaba binen mahzun, masum, mahçup güzel çocuğun yüzünü kıvançla seyreden ebeveynde, hazzına varabilmesi çocuğunun keyfetmesine ve buna vesile olabilmesine.

 

Mutluluk; pencereden içeri süzülen, tülden hüzme hüzme dökülen günışığını seyretmede ve anmak  Cahit Sıtkı Tarancı’yı – Her mihnet kabulüm, yeter ki gün eksilmesin penceremden- dizeleriyle,

 

Mutluluk; varı yoğu vahşi hayat olan çocuğun timsah sevgisini keyifle görüntülemede ve güzel ellerini seyretmede,

 

Mutluluk; Görmemiş annenin görüntülemeye doyamadığı pankeki seyretmesinde, yanısıra çocukların anne elinden çıkma bir şeye müptela olmalarına sevinmede**


Mutluluk; küçük çocuğun tanışması Selimiye Camii ile ve kardeşlerin hasbihali bu güzel bahçede,

 

Mutluluk, kardeşlerin birlikte oynamaya başlamasını seyretmede,  küçük çocuk zaman zaman iteklense de,

 

Mutluluk, gecenin bir yarısında hala uyumamış bebeğe veryansın etmek yerine, –Sadece annelik– yapabildiğim bu saatlerde  bebeğin doğallığını seyreylemede ve anneliğin keyfini sürmede,

 

Ve mutluluk günün kahvesini keyifle içmekte…Çifte kavrulmuş hem de.

Ve elbette şükürler olsun mutluluğu verene, verip de şuuruna erdirene!

———————————————————————————————————————————————————————————–

*Geçen hafta İkea’da idik, İlter’le her zamanki gibi gerildik. Durumdan bi’haber sandığım Selim, elinde bu çiçekle geldi. “Anne bu çiçeği senin için aldım, düşündüm doğum gününe daha çok var, ben seni şimdi mutlu etmek istedim”.  (Öylece alıp gelmekle almış sayıyordu kendini, çaktırmadım ben de)

** Şeyma’m pancake’in müthiş tarifi için tekrar teşekkürler.. Puf puf olunca hepten doyamadı çocuklar.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Comments are closed.