Annelik Manifestom

.

 1 yıllık çocuk yetiştirme deneyiminden sonra anladım ki çocuk yetiştirirken kitapları, uzmanları, doğru diye her dayatılanı baz almamalıyım. Kafamda bir kaç bilgi bulutcuğu ve tamamen içgüdüsel olarak bulduğum yöntemlerle devam ettim yola. Derken bu manifesto çıktı ortaya, doğru yahut yanlışlarıyla…
 

1. Kitaplardan, uzmanlardan örnekler alıp, prototipler yetiştirmektense, deli de olsa samimi bir anne olmak her zaman daha iyidir. Ne de olsa robot yetiştirmiyoruz. Her canlı ayrı bir dünya demekse bir örneği alıp tüm çocuklara uygulayamayız. Hem deli bir anne olmak her zaman kötü değildir, çocuğu bir nebze hizaya sokabilir.

 

2. Ahlak eğitimini doğru veremem diye endişelenme. İçinde iyi örneklerin olduğu kitaplardan al, bol bol oku. Bu aynı zamanda kitap aşığı çocuklar yetiştirmeye vesile olacaktır. Üstelik kelime haznesi şaşırtıcı derecede gelişkin bir çocuk çıkacaktır karşına.
.
3. Ahlak eğitiminde en önemli örneklerden birinin kendin olduğunu unutma. Deliyim, tutarsızım diye endişelenme, deli olmak demek ahlaksız olmak değildir. Bu konuda uyanık ol. Örneğin; telefonda seni arayan ancak görüşmek istemediğin birine ‘yokum’ dedirtmek  çocuğun gözünden kaçmayacaktır. Bu  olayla dürüstlüğün göreceli olduğu fikrine kapılır.

 

4.  Her ne kadar kitaplar bilmem kaç yaşına dek çocuğun sadece kendini düşündüğünü söyleseler de aldırma. Nerdeyse bebeklikten itibaren -empati- duygusunu yerleştirmeye çalış.
.
.
5.  Beden beslenmesinden ziyade ruh beslenmesine odaklan. Beden beslenmesi konusunda elzem olanla yetin.

 

6. Berbat günler, berbat zamanlar olacaktır. Her ne olursa olsun anlamaz deyip kestirip atma, durumu çocuğa mutlaka anlat. (tabi anlayabileceği bir dilde) Ve ne olursa olsun, yaptığının doğru olmadığını, anne babaların da hata yapabildiklerini anlat ve mutlaka özür dile.

 

7. Dua et, onda sınırsız bir güç vardır.

 

8. Berbat zamanlardan sonra çocuğun sinirlerini yumuşatacak eylemler ara. Örneğin bol suyla oynamasına fırsat ver, ya da çok sevdiği bir eylemi yapmasına izin ver, sen de katıl.

 

9. İçine yerleştireceğin en elzem duygu; merhamet ve dürüstlük olsun. Hayvanlara olan ilgilerinden yola çıkıp merhameti aşıla. Şaka da bile yalanı hoşgörme.

 

10. Odasını toplaması konusunda esnek olabilirsin, dağınıklığını görmeyebilirsin, biraz sen, biraz o toplayabilir, bu konularda kuralcı ve değişmez olma. Kuralcılığı ahlaki eğitim konusunda göster.

 

11. Duyularını en erken zamanda açacak eylemler yap. Park gezintisi sırasında yahut sıradan bir gezintide bile farkındalığını artıracak konuşmalar yap. Bak menekşeler ne kadar renkli, gül ne güzel kokuyor, bulutlar ne güzel şekillenmiş, dinle bak rüzgar yaprakları nasıl hışırdatıyor, ağaca dokun bak nasıl pürüzlü gibi…

 

12. Anlamaz deyip bilim kitaplarını es geçme. Özellikle Tübitak Çocuk Yayınları  ile harika bir başlangıç yapabilirsin. Oku, anlat, dinle, sor, sorgulat.

 

13. Herhangi bir kızgınlık anında merhamet göstermek, ceza vermekten çok daha iyidir. Birinde anne sevgisiyle hareket etme güdüsünü, diğerinde ise ceza korkusuyla hareket etme güdüsünü kullanır. Hangisi daha mantıklı?

 

14. Keşke mümkün olsa da hiç bir yerde kızmasak, azarlamasak çocuğumuzu. Ancak hiç olmazsa başkalarının yanında, kızma. Kızgınlığına engel olamayacaksan da seviyesizleşme. Küçük düşürücü olmadan anlat derdini. Zira etrafındakiler senden cesaret alıp, önce çocuğuna, sonra da sana aynı seviyesizliği ve hoyratlığı gösterme cüretinde bulunabilir.

 

15. Kızacağın bir eyleme girişir de gelip sana dürüstçe olayı anlatırsa asla kızma! Aslında kızgın olman gerektiğini ancak dürüstlüğünden çok memnun kaldığın için kızamadığını ve ceza vermeyeceğini dile getir. Böylece dürüstlüğünün önemine vurgu yapmış olursun, fiilen.
.
.
16. Kızacak olduğun bir hareketinde dur, önce neden öyle yaptığını sor. Sormadan asla peşinen hareket etme! Açıklamasına izin ver ki yanlış anlaşılma olmasın. Hele küçük çocuklar hiç farkında olmadıklarından yaparlar ne yaparlarsa, bazen nedenini dinlerken masumiyetleri çarçabuk geçirir kızgınlığı) Büyüdüklerinde ise hem yanlış anlaşılma engellenir, hem çocuğa değer verildiği hissettirilir hem de yumuşama olur. O birkaç zamanlık dinleme bile kızgınlık öfkesini yatıştırır.

 

16. Konuştuğunda dinle. Aktif dinleyici ol hem de. Zira aktif olarak dinlemek, özgüven duygusunun gelişmesine ve önemsendiği hissine kapılmasını sağlar.

 

17. Her anne kendi çocuğuna göre manifestosunu ancak ve ancak kendi yazabilir. Tüm maddeler yalnızca bana ve büyük oğlum Selim’e göre yazılmıştır, yaşanmıştır. Henüz 4 aylık olan küçük oğlum daha şimdiden farklılık göstermektedir abisine göre nitekim. Ona da bir başka manifesto uygulamak gerekir sanırım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Comments are closed.